ALGORAND

ALGORAND

Blokzincir üçlü açmazı (trilemma), ilk kez, Ethereum’un kurucusu ve kriptopara dünyasının kanaat önderlerinden Vitalik Buterin tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. 

Blokzincir üçlü açmazı; bir kriptoparanın “ölçeklenebilirlik”, “yüksek güvenlik” ve “dağıtık yapılı mimari” özelliklerinin üçüne birden aynı anda sahip olamayacağını ifade eder.  Önce bu özelliklerin ne olduğunu anlatarak başlayalım. 

Ölçeklenebilirlik özelliğini belirleyen birçok faktör var ancak en önemlisi ödeme sisteminin birim zamanda kaç işlem gerçekleştirebildiğidir. Visa, ödeme sistemleri içerisinde hız açısından halen en iyilerden biri durumunda, saniyede yaklaşık 24.000 işlemin gerçekleşmesine olanak sağlıyor. Piyasa değeri açısından dünyanın en büyük beşinci kriptoparası konumundaki Ripple (XRP) saniyede 1.500 işlem, PayPal ödeme sistemi saniyede 193, Bitcoin Cash (BCH) saniyede 116, Ethereum saniyede 30, Bitcoin ise saniyede 7 işlem gerçekleştirebiliyor. Lütfen buradaki sayıları yaklaşık olarak kabul edelim ve yazının mesajına odaklanalım. İşlem hızı açısından Bitcoin’in yavaş olduğunu ve “ölçeklenme” sorunu yaşadığını söyleyebiliriz. Bu haliyle Bitcoin’in küresel ticarete ayak uydurması oldukça zor. Kaldı ki Bitcoin’in derdi ve hikayesi de bu değil zaten. 

Güvenlik özelliğini de birçok faktör belirler. Önce tanımlayalım, sonra tanımı detaylandıralım. Güvenlik, blokzincirin (kayır defteri) tasarlandığı ve beklendiği gibi çalışması, kendisini saldırılardan, hatalardan ve öngörülemeyen sorunlardan koruyabilmesi ile sağlanır. Güvenlik, üç temel konuyu içinde barındırır. Birincisi, merkezi otoritesi olmayan (lidersiz) bir topluluğun üyeleri ortak bir paydada buluşabilmelidir. İkincisi, bu uzlaşı kötü niyetli katılımcılara rağmen sağlanabilmelidir. Üçüncüsü, bu sistem hata toleranslı olmalıdır yani sistemdeki katılımcıların biri ya da birkaçında bir aksaklık/hata meydana geldiğinde sistem doğru ya da doğruya yakın sonuçlar verebilmelidir. Bitcoin’de, kayıt tutucular arasındaki mutabakat iş ispatı (proof of work) algoritmasıyla sağlanır. Bu başta olmak üzere diğer tamamlayıcı ve destekleyici teknolojik zeka sayesinde Bitcoin Blokzinciri’nin güvenliği en üst düzeydedir. Bitcoin, bugün itibarıyla güvenlik düzeyi en yüksek kriptoparadır (gelecekte daha iyileri olacaktır).

Bitcoin işlemlerinin kayıtları blokzincirde tutulmaktadır. Blokzincir tüm kayıtların değiştirilemeyecek şekilde ve sadece yetkili kişilerin yetkileri çerçevesinde veri girişi yapabildiği ve tüm ağ üzerinde dağıtık bir şekilde çoklu kopyalarda tutulan veri tabanıdır. Veri tabanının tüm ağda dağıtık bir şekilde tutulması sayesinde tüm verinin toplandığı tek bir merkez yoktur. Dolayısıyla server çöktü, sistem hack’lendi, içeriden kötü niyetli veya sakar birisi veriye zarar verdi, veriyi sildi gibi bir durum söz konusu olmaz. Kayıtlar çoklu sayıda tutulduğundan belli bir kısmını yok etmek veya değiştirmek de işe yaramaz. Çünkü sistemdeki terminallerin, blokzinciri kullanırken ellerindeki kayıtlar ile diğer kayıtlar aynı mı değil mi diye kontrol eden algoritmaları vardır. Bitcoin ağında güç merkezleri oluşmuş olsa da Bitcoin mükemmel olmasa da dağıtık yapılıdır.

Demek ki bugün fiyatı 50 bin doların üzerinde işlem gören, piyasa değeri 1 trilyon doları aşmış olan bir kriptopara olan Bitcoin yukarıda belirtilen üç özellikten ikisine sahiptir. Yüksek güvenliğe sahiptir, kayıt defteri dağıtık tutulmaktadır ancak Bitcoin ölçeklenme sorunu yaşamaktadır.   

Algorand son dönemde teknolojisini en çok beğendiğim projelerden biri. Değer önermesi en güçlü altcoin’lerden biri konumuna geldi. Projenin arkasında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve 2012 yılında Alan Turing ödülüne layık görülmüş yaşayan bir efsane ve şifre bilimci var (Silvio Micali). Stanford gibi üniversitelerde çalışan birçok akademisyen de projede yer alıyor. Algorand, yukarıda bahsettiğim “üçlü açmaz” engelini aşmış görünüyor. Algorand, hem ölçeklenebilir hem dağıtık yapılı hem de yüksek güvenlik sağlayan bir blokzincir. 
Normalde, güvenlik açığı oluşturmamak adına blokzincirdeki blokların (işlemlerin girildiği sayfa) onaylanmasında/doğrulanmasında çok sayıda katılımcının/onaylayıcının dahil olması tercih edilir. Az sayıda katılımcı seçmek aslında bir risk. Onay ve doğrulama sürecinde ne kadar çok bilgisayar/katılımcı yer alırsa sistemin güvenliği o kadar yüksek olur. Algorand’ın sistemi bu açıdan çok farklı çalışıyor. Mutabakat algoritması “pBFT” olarak bilinen Pratik Bizanslı Hatasına Toleranslı algoritmalardan. Zaten pBFT dışındaki Bizans algoritmalarında blokzincir ağındaki herkesi onay sürecine dahil etmeye çalışıyorsunuz ve süreçler karmaşıklaşıyor, sistem hantallaşıyor.  Pratik Bizans algoritmasında ise onay sürecine sınırlı sayıda katılımcı dahil oluyor. Lakin sistemi hızlandıran bu unsurun güvenlik açığı oluşturmaması gerekiyor. Bu nedenle Pratik Bizans algoritması katılımcı sayısını sınırlandırıyor ama katılımcıları rasgele (randomly) belirliyor. Algorand’ın mutabakat sistemi bununla da kalmıyor ve blok onay sürecini aşamalara ayırıyor. Ve her aşamanın doğrulayıcıları farklı katılımcılardan oluşuyor ve her aşamanın katılımcıları “son anda” ve rasgele belirleniyor. Böylelikle blok lideri ve bloğun farklı aşamalarında rasgele ve son anda seçilen doğrulayıcılar (sistemin bankalarını) önceden bilinemiyor. Dolayısıyla da hedef haline dönüşmüyor. Algorand bunu cryptographic sortition olarak bilinen kriptografik sınıflandırma ve seçme tekniğini kullanarak sağlıyor. Böylelikle blokların onaylanma süresi hızlanıyor (ölçeklenme), blok doğrulayıcıları hedef haline gelmiyor (yüksek güvenlik) ve defter çok sayıda kayıt tutucu tarafından korunuyor (dağıtık). Algorand, üçlü açmaz engelini aşan zekası ile kriptopara ve blokzincir dünyasında çok ses getirebilecektir (burada paylaşılan bilgiler ve yorumlar yatırım tavsiyesi değildir, yatırım tavsiyesi olarak algılanmamalıdır).

Önceki BlogYALINA DİRENÇ NEDEN?
Sonraki BlogBITCOIN DIŞINDAKİ KRİPTOPARALARA (ALTCOINLER) BİR DE BU ŞEKİLDE BAKIN
Yorumlar (0)
Yorum Yap