DOGECOIN

DOGECOIN

Dogecoin’in, Ellon Musk’ın da destek vermesiyle son dönemde bilinirliği daha da arttı. Fiyatı 5 dolar cent düzeyinin biraz üzerinde bulunuyor. Ama dolaşımdaki miktarı 128 milyarın üzerinde olunca 7,8 milyar dolar piyasa değerine ulaşıp kriptopara liginde 14. sıraya çıkmış oluyor. Her yazımızda aynı şeyi anlatmaya çalışıyoruz. Keşfedilmesi gereken ilk şey, kriptoparanın değer önermesi, insanlığın hangi sorununa çözüm getirdiği ve hikayesi. Bu açıdan değerlendirildiğinde Dogecoin’in birkaç güçlü özelliği var ama aynı özelliklere sahip güçlü rakipleri de var.  Yazılım mühendisleri Billy Markus ve Jackson Palmer tarafından Aralık 2013’te geliştirildi. İkisi de, Dogecoin’i üzerinde çok düşünmeden oluşturduklarını, eğlenceli ve hızlı bir ödeme sistemi geliştirmeyi amaçladıklarını belirtiyor. 

Dogecoin, Japon Shiba Inu köpeğini maskot olarak kullanıyor. Birazdan mimarisini detaylı bir şekilde değerlendiriyor olacağız. Dogecoin ile ilgili ilginç bir gerçeği paylaşarak başlayalım.  Dolaşımdaki yaklaşık 129 milyar Dogecoin’in yüzde 28’i (36,8 milyar adede karşılık geliyor) kimliği henüz belli olmayan bir cüzdanda bulunuyor. Bu yatırımcının kim olabileceği konusunda birkaç aday için spekülasyon yapılabilir. Tabii ki yazının amacı bu değil.  

Dogecoin, kendine ait kayıt defteri olan kriptoparalardan biri. Dolayısıyla Dogecoin’i “token” kategorisinde değil “coin” kategorisinde değerlendirmemiz gerekiyor. Dogecoin işlemlerinin kayıtlarının tutulduğu kayıt defterinde kayıt tutucular arasındaki mutabakat “iş ispatı” algoritması ile çalışıyor. Dolayısıyla kayıt tutucuları madencilik yapıyor. Bu açıdan Bitcoin’e benziyor, zaten Dogecoin Bitcoin’in çocuğunun çocuğunun çocuğu. Ne demek istiyoruz? Litecoin Bitcoin’den, Luckycoin Litecoin’den, Dogecoin de Luckycoin’den çatallanarak oluşmuş bir kriptopara. Normalde, iş ispatı algoritması ile kayıtları tutulan kriptoparaların güvenliği yüksek olur. Ancak “güvenlik” özelliğinin Dogecoin’de üst düzey olduğu söylenemez.  Dogecoin’in mevcut “zorluk derecesi” Bitcoin ve Litecoin’deki kadar yüksek değil ama düşük de değil. Düşük de değil diyoruz çünkü Hash algoritması olarak Bitcoin’deki gibi SHA256 yerine sistemi biraz daha hızlandıran Scrypt tercih edilmiş.

Litecoin’de de Scrypt algoritması kullanılıyor. 

Kayıt defterinde bir sayfanın/bloğun oluşturulması için harcanacak olan emeği belirleyen zorluk derecesinin yüksek olmaması güvenlik açığı doğurur. Bu durumda bir grubun ya da bir kişinin ağda çoğunluğu ele geçirmesi (%51 saldırısı) ve kayıt defterinin bir kısmını değiştirme gücünü elde etmesi ihtimali artar. Bu açıdan Dogecoin’in güvenlik sistemi piyasa değeri olarak bulunduğu yerdekilere kıyasla çok zayıf değildir. Güvenliğin göreli olarak yüksek olmaması kayıt defterini tutanların daha düşük maliyete katlanarak defter tutabilmelerini ve dolayısıyla daha düşük getiriyi kabul etmelerini sağlar. Kayıt tutucuların gelir kalemlerinden biri de işlem komisyonu olduğuna göre güvenlikten feragat edildiği ölçüde işlem komisyonları da düşer. Bu açıdan değerlendirildiğinde Dogecoin ağında işlem komisyonları göreli olarak düşük kabul edilebilir.  

Dogecoin’de blok oluşturma süresi hedefi 1 dakikadır (Bitcoin’de 10 dakika). Kriptopara dünyasında bir işlemin gerçekleşmesi için kaydedildiği bloğun tamamlanması ve onaylanması gerekir. O halde Dogecoin ağında işlemlerin göreli olarak hızlı gerçekleştiği de söylenebilir.

Bir kriptoparanın kaydını tutanların sayısı ne kadar yüksek ise geleceği olduğuna o kadar inanılıyor demektir. Eldeki son veriler, ağda 1.093 kayıt tutucu olduğuna işaret ediyor. Dogecoin’de kayıt defteri tutmaya istekli olanların sayısının az olduğunu söyleyemeyiz. Dolayısıyla da Dogecoin’in geleceğinin olabileceğini düşünen hatırı sayılır sayıda defter tutucusu olduğunu görüyoruz. 

Kriptoparalar açısından en kritik konulardan biri de “network etkisi” yaratıp yaratamadığıdır. Network etkisi, bir kriptoparanın çok kısa sürede çok bilinir hale gelebilmesini, kalabalıkların kabullenmesini sağlar. Mesela, Bitcoin’in az bilindiği ilk dönemlerinde bilinirliğinin artması için siber korsanlar çeşitli kullanıcıların bilgisayarlarını hack’liyor ve bilgisayarın yeniden çalışır hale getirilmesi karşılığında Bitcoin ile ödeme istiyorlardı. Dogecoin bu açıdan baştan güçlü durumda başladı, arkasında çok büyük bir kitle var. Unutmayalım ki değer kalabalıkların duyarlılığı ile yaratılıyor. Küçüklerin örgütlenip güçlerini birleştirdiğinde neler yapabildiğini GameStop hadisesinde herkes görmüş oldu. Sosyal medyanın kolektif inancı benzeri görülmemiş bir hız ve ölçekte kolektif eyleme dönüştürebilme gücü var artık. Bu açıdan ele alındığında Dogecoin’in gücü göz ardı edilemez. Geçmişte birçok kullanıcının Dodgecoin cüzdanları hack’lendiğinde topluluğun kenetlenerek hack’lenen hesaplara çok ciddi şekilde destek olduğunu biliyoruz. 

Dogecoin bir diğer özelliği de ağırlıklı olarak mikro ödemelere yönelik olması. Mikro ödemeleri düşünelim. Mikro ödemeden kastım 0,6 kuruşluk (lira değil) bir ödeme mesela. Örneğin bir çevrimiçi gazetenin aylık abonelik ücreti 15 lira olsun. Ancak sadece bir makale ilginizi çekiyor ve onu okumak istiyorsunuz. Bu makaleye erişmenin bedeli de 0,6 kuruş olsun. Günümüzde bu meblağı fiat paralarla isteseniz de ödeyemezsiniz. Mikro düzeyde ödemelere uygun, değer transferini çok hızlı gerçekleştiren kriptoparalar kendilerine uygun pazarı mutlaka oluşturacaktır. Dogecoin’in bugün bile internette bağış ve bahşiş gibi mikro ödemelerde kullanımı var. Bir hikayesi de bu ama güçlendirmesi gerekiyor.

Dogecoin’in zayıf yönlerinden biri de arkasında iyi çalışan bir AR-GE ekibinin olmaması. Bir kriptoparanın değişen şartlara hızlı bir şekilde uyumlanabilmesi gerekir. Misal; Ethereum’un AR-GE ekibi Ethereum ağı için onlarca iyileştirme üzerinde çalışıyor. Mutabakat algoritmasını iş ispatından pay ispatına dönüştürme, yüksek işlem komisyonlarını normalleştirme, akıllı sözleşme uyumluluğunu geliştirme, vb. Dogecoin bu açıdan oldukça geride kalmış durumda. Dogecoin’in geliştiricilerinin Dogecoin’i Dogecoin’in kullanıcıları kadar ciddiye almadığını söyleyebiliriz ki son gelişmelerle birlikte AR-GE tarafında hareketlenme başlayabilecektir. İzlemeye devam (burada paylaşılan bilgiler ve yorumlar  yatırım tavsiyesi değildir, yatırım tavsiyesi olarak algılanmamalıdır). 

Erkin Şahinöz
ErkinŞahinöz Akademi Kurucusu

Önceki BlogDİJİTAL ALTIN BITCOIN
Sonraki BlogBITCOIN CASH
Yorumlar (0)
Yorum Yap