BEYNİMİZİN İSVİÇRE ÇAKISI: ZİHİN HARİTALARI

BEYNİMİZİN İSVİÇRE ÇAKISI: ZİHİN HARİTALARI

Hipokampus’ün kadar konuş!

Londra’da taksici olmak ülkemizde olduğu kadar kolay değil. Taksici adayları, 100 yıllık bir geleneğin devamı olan dünyanın en zor sınavlarından birini geçmek zorundalar. Londra’nın 25.000 sokağını ezberlemek için yıllarını veriyorlar. Öyle ki bu zorlu sınav hafızayla ilgilenen bilim insanlarının dikkatini çeker.  Yapılan çalışmada taksici adaylarının sınavdan önce ve sonra beyinleri taranır. Ehliyeti alamayanların beyninde hipokampus bölgesinin büyüklüğü değişmezken sınavı başarıyla geçenlerin beyinlerinde hipokampus bölgesi şaşırtıcı bir biçimde büyümüştür. Hipokampus, beynimizde hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bir bölgedir. Bu çalışma hafızamızın geliştirilebilir bir şey olduğunu bize çok net bir şekilde gösterir. Peki, hafızamızı nasıl geliştireceğiz?

Bir ben var benden içeri…

Aldığımız yeni bir telefonu ya da bir elektronik cihazı kullanmaya başlamadan önce mutlaka kullanma kılavuzunu okuruz. Belki cihazın kullanımını zaman içerisinde kendi kendimize de keşfedebiliriz ama kılavuz bizim daha kolay ve hızlı öğrenmemizi sağlar. İşte hafızamızı geliştirmenin yolu da önce beynimizi ve onun çalışma prensiplerini tanımaktan sonrasında da onu etkin kullanabileceğimiz yöntemleri öğrenmekten geçer.

Soldan Sağa Sayalım

Beynimizde iki bölüm vardır. Sol lob ve sağ lob. Sol lob kelimelerle, sayılarla, listeleme ve sıralamayla ilgilenir. Sağ lob ise renklerle, ritimle, hayal gücüyle, bütünlük ve boyutlandırmakla ilgilenir. Yapılan araştırmalara göre düz ve alt alta yazılan bilgiler beynimizin sol tarafına kaydolan bilgilerdir. Beynimiz düz ve monoton olan şeyleri sevmez. Bu nedenle bilgiyi daha kolay, hızlı, etkili öğrenmek ve kalıcı hale getirmek istiyorsak beynimizin sağ tarafını da harekete geçirmeliyiz.

Aldığımız notları unutuyoruz

Standart not alma sistemi aynı beynimizin sol tarafı gibi çalışır. Zihnin etkili çalışmasına engel olan şey listelenmiş doğrusal notlardır. Çünkü bu yolla oluşturulan fikir, ortaya çıkacak başka fikirlerin yolunu keser. Oysaki beynimiz bir merkezden etrafa yayılan veya merkeze bağlanan çağrışımsal düşünmeler şeklinde çalışır. Beynimizin bu çalışma prensiplerinden esinlenerek ortaya konmuş en etkili not alma, öğrenme ve yenilikçi düşünme yöntemlerinden birisi “Zihin Haritaları” yöntemidir. 

Harita yol gösterir, hedefe götürür

Zihin Haritaları: hafıza, yaratıcılık, öğrenme ve her türlü beyin işlevine uygun görsel ve bütüncül bir düşünme aracıdır. Bu çok yönlülüğünden ötürü “Beynimizin İsviçre Çakısı” olarak adlandırılır. Zihin Haritaları yukarıda da bahsettiğim üzere beynimizin sağ ve sol lob becerilerini birleştirir ve bu şekilde öğrenme, anlama, hatırlama performansını artırır. Özellikle öğrenilen bilginin akılda kalma yüzdesini artırırken, bunu yapış sürenizi kısaltır. Yani daha çok bilgiyi hatırlarken bunu öğrenmek için harcadığınız zamandan tasarruf edersiniz. Bununla birlikte yaratıcılığımızı da ortaya çıkarır.

Bütün sır bebekliğimizde saklı

Bebekliğimizde dünyayı betimleyecek sözcükleri öğrenmeden önce nasıl düşünüyor ve dünyayı nasıl tasavvur ediyorduk? Bir çocuk okuma yazmayı öğrenmeden önce de yüzlerce kelimeyi konuşabilir. Çünkü beynimiz harflerle değil görüntülerle öğrenir. İşte Zihin Haritaları tekniğiyle tekrar ilk doğduğumuz zamanki gibi düşünmeye başlayacağız ve bilgileri resimleyeceğiz. Buraya kadar “Neden Zihin Haritalarıyla Çalışmamız Gerekli?” sorusunu cevaplamaya çalıştık. Şimdi ise “Zihin Haritalarıyla Notlarımızı Nasıl Alacağız?”  sorusuna yanıt verecek ve yeni fikirlerin önünü açacağız. Kâğıdımızı ve renkli kalemlerimizi alalım ve Zihin Haritası oluşturmanın adımlarına bakalım.

Zihin Haritası Oluşturmanın Adımları

1. Kâğıdın Yatayı Makbul: Bir konuda notlarımızı Zihin Haritasıyla oluştururken öncelikle çalışma kâğıdımızı yatay kullanmamız daha geniş bir kullanım alanı sağlayacaktır. Böylelikle haritamız bittiğinde adeta bir manzaraya bakar gibi notlarımızın bütününü de tek sayfada rahatlıkla görebiliriz.

2. Ana Fikir ve Dallar gibi Düşünürüm: Aklımıza gelen fikirler nasıl bir daldan bir dala konuyorsa biz de anahtar kelimelerimizi; kâğıdımızın ortasında yer alan, görsel ya da yazıyla belirttiğimiz ana fikrin yer aldığı merkezi bir tetikleme noktasından çıkan dallara yerleştireceğiz. Çünkü beynimiz doğrusal ve tek düze düşünmez. Düşüncelerimiz aynı bir ağacın dalları gibi merkezden dışarıya doğru yayılır.

3. Anahtar Kelimelerle Hatırlarım: Zihin Haritaları, uzun ve karmaşık metinlerin içerisinde onu kolay hatırlamamızı sağlayacak anahtar kelimeleri seçme becerimizi de geliştirir. Hatırlamamız gereken bilgiler aslında satırlarca ya da sayfalarca alınan notlardan değil kısa ve hafızada kolay kalabilen bu anahtar kelimelerden oluşmaktadır.

4. Renkler Her Dili Konuşur: Notlarımızı tekdüze ve monoton bir şekilde değil beynimizin sevdiği canlı renkleri kullanarak alacağız. Renk nesnelerin sadece fiziksel bir özelliği değildir. Işıkla oluştuğu için aynı zamanda bir enerji formudur. Bu enerji de zihnimizi ve duygularımızı etkiler. Yapılan çalışmalar rengin öğrenmede ve üretkenlikte önemli rolü olduğunu göstermektedir. Ayrıca renkler yardımıyla aldığımız notların önemli yerlerini belirtebilir ve bilgiyi kategorize edebiliriz.

5. Gördüğümü Unutmam: Evet çocukluğumuzdaki gibi bilgiyi resimlerle görsel hale getireceğiz. Bunu yaparken de sert ve keskin hatlı çizgilerden kaçınarak beynimizin sevdiği yumuşak hatlı çizgileri kullanacağız.

Zihin Haritaları, özellikle eğitim ve iş yaşamında kitlelere ilham vererek dünya genelinde milyonlarca insanın kullandığı bir not alma ve yeni fikirler üretme yöntemidir. Haftalık iş planı yapmaktan, problem çözme becerilerine, sunum ya da raporlarımızı rahatlıkla hazırlamaktan, tatil planımızı organize etmeye kadar birçok alanda hayatımızı kolaylaştırır. Bir saat önce otomobilimizi otoparkta koyduğumuz yeri, iki gün önce ne yediğimizi, hatta sadece 10 dakika önce tanıştığımız bir kişinin adını hatırlayamadığımız günlerdeyiz. Zihin Haritaları, içinde bulunduğumuz zihinsel yoğunluktan ötürü odaklanma ve hatırlama güçlüğü çektiğimiz bu bilgi yoğun yüzyılda adeta zihnimizi organize eden bir kurtarıcıdır. Unutmayalım karşılaştığımız bilgi hangi alanda olursa olsun onu öğrenmek ve hatırlamak için öncelikle etkili bir yönteme, metoda ihtiyacımız vardır. Tıpkı William Shakespeare’in dediği gibi:

“İsabetli metot, metotsuz isabetten üstündür.”

Fikret Aslanyürek
ErkinŞahinöz Akademi Danışmanı

 

Önceki BlogYALIN ÜRETİM VE YALIN YAŞAM
Sonraki BlogMEYDAN OKUMAYA KENDİNİZDEN BAŞLAYIN!
Yorumlar (0)
Yorum Yap